Karaman Günlüğü

Karaman'a Dair Aradığınız Her Şey

10 Milyon Yetmez Tüm Fidanlar Bizden

Nisan17

10 Milyon Yetmez Tüm Fidanlar Bizden

 Karaman sanayide ne kadar yol alırsa alsın temelde bir tarım bölgesi. Geleneksel tarım yöntemlerini tüm olumsuzluklara rağmen yıkıp modern tarım sınırlarını aşmaya başlamış bir şehir. Hububat tarımı içinde sebze tarımı ve özellikle de meyve üreticiliği aldı başını gidiyor.
Bu tabiri rasgele söylemiyorum. Çünkü elma üreticileri birliğinin sınırlı çalışmalarının dışında bu sektöre sahip çıkan bir kurum yok. Lafta herkes bu sektörün duayeni, sahibi, dert babası, fikir üretim makinesi ve hatta hayatını bu sektöre adamış. Ama geldiğimiz nokta rasgele… Yıllardır tüccarın tokatladığı üreticiye, ıskarta fiyatının dörtte bir fiyatına elma satılmasına, geç haber verilen donlarda binlerce ton zarara, yanlış yönlendirilen üreticinin dikip de 5 sene sonra söktüğü fidanlara rağmen bu sektör aldı başını gidiyor.
Yıllardır içimde bir sıkıntıdır. Elma bahçesi tesis eden pek çok kişinin Ödemişe, Bursaya ve daha pek çok ile giderek fidan getirdiğini duyarız. Tanıştığım Egeli bir fidan yetiştiricisinin Karamanı ne kadar çok sevdiğine şahit olmuştum. Öyle ya dünyadaki en kuvvetli pazarı Karaman idi. Bizlerse tüm övüngen halimizle milyonlarca elma fidanı ile Türkiye’de bu konuda lider olduğumuzu haykırmaktan bu fidanları yetiştirecek bir tesisi kurmayı akıl edemedik. Yapılan araştırmalarda çıkan çok basit zorlukları göze alamadık.
Bazıları hemen sazan balığının oltaya atladığı gibi fırlayıp “Efendim biz kurum olarak falanca tarihinden…” diye başlayacaktır. Aman başlamayın. Ne olur artık laf salatası yapacak hıyarlara değil, salata yapacak hıyarları, marulları, domatesleri ve elma verecek fidanları üreteceklere ihtiyacımız var. Read the rest of this entry »

posted under Karaman | No Comments »

Gurbetteki Başarı…

Nisan17

Gurbetteki Başarı…

 Gurbetin harcı daha sağlam oluyor. İçinde yaşarken bilemediğimiz Karaman’a olan sevgimiz gurbette aşka dönüşüyor. Günlük kaygıların arasında gurbetten sılaya bir şeyler yapma hevesi sarıyor insanları. Bağlılık ve paylaşma duyguları da en verimli mertebesine ulaşıveriyor.
İstanbul’da kurulmuş olan Karamanlılar Vakfı da çok önemli bir işlevi gerçekleştiriyor. O büyük kentin baş döndürücü çarkları arasında mücadele veren hemşerilerimizi bir araya getirerek güzel işlere imza atıyor.
Son atılan imza ise bu güne kadar atılanların en görkemlisi. Vakıf Başkanı Suat Sözer başta olmak üzere yoğun, çileli ve yorucu bir çalışma sonucu temin edilen arsa üzerinde artık bir Karaman Evi temeli var.
Bu önemli günde bu gayretli dostlara güç ve kuvvet vermek üzere yanlarında idik. Ferman Gazetesi, Hayat Dergisi ve larende.com olarak hep yanlarındayız ama bu sefer fiziki olarak da bu mutluluğu yaşamak istedik. Umutlu gittik ve mutlu döndük.
Temin edilen arsa İstanbul un en gözde mekanlarından. Bakırköy’de yeni Adliye ile kapı komşusu. Konumu itibarı ile görkemli bir noktada. Muhterem Prof İbrahim Hulusi Güngör Hocamızın katkıları ile iki blok hallinde çizilen, mimari açıdan da çok şık olan bina gözümüzün önünde canlanıyor. Read the rest of this entry »

posted under Karaman | No Comments »

KİTAP ama Hangisi, Nasıl?

Nisan17

KİTAP ama Hangisi, Nasıl?

Dolu dolu bir ay geçirdik. Mart ayı kutlamalar ve haftalar ayı idi. Maddi faaliyetlerin yanında Vatanımızın ve Bayrağımızın değerini ruhlarımıza nakşedecek konular da işlendi bu ayda. Yaşlılar haftası gibi yaşamımızın seyrini hatırlatan, nefesimize hammadde üreten, suyumuza kaynak olan ağaca sevgiyi arttıran orman haftası gibi haftaların yanı sıra kütüphanecilik haftası gibi bir haftanın da içinde bulunuyoruz.
Kitap… Medeniyet kaynağı. Yaşamın kılavuzu. Bilgi kasası. Geleceğe ışık. Karakter imalatçısı. Topluma mercek. Ruha ilaç. Vesaire…
Binlerce söz söylenmiştir kitap için ama aklıma geliveren birkaçını da bu kısa zaman diliminde ben ekledim. Yeter mi? Elbette yetmez. Kitap hakkında binlerce kitap yazılsa yine yetmez.
Biz neler yapıyoruz bu kadar değerli bir madde için. Çabamız ne? Yeterince okuyor muyuz? Okumayı teşvik ediyor muyuz?
Sanırım suçumuz toplum olarak çok fazla. İstatistikî rakamlara bakarsak halimiz içler acısı. Suça mazeret aramada çok usta bir toplumuz. Pek çok mazeret de sıralanıveriyor peş peşe. Read the rest of this entry »

posted under Karaman | No Comments »

Mazeret Manzumesi

Nisan17

Mazeret Manzumesi

            İş yapmamak için o kadar çok sebep vardır ki. Gönül yapmamayı isterse haklı mazeretlere insan kendisini o kadar inandırır ki, hiçbir sebep o işin yapılmasını sağlayamaz.


Karaman’da da mazeret üretme alışkanlığı o kadar yerleşmiş bir gelenek ki, her türlü haklı sebep bile bazı işlerin yapılması için yeterli olmuyor. Tüm toplumun beklediği olmaz sa olmaz bir konu çözülmeyi bekliyor. İlgilisine müracaat ediyorsunuz. Mazeretleri bir saymaya başlıyor ki, sorduğunuza da pişman oluyorsunuz. Oturup o mazeretlerin ne kadar sudan, ne kadar gereksiz ve düzmece olduğunuzu anlatmaya kalktığınızda da karşınıza mevzuat kitabını çıkarıveriyorlar…

Read the rest of this entry »

posted under Karaman | No Comments »

Hedefi On İkiden Vurmak

Nisan17

Hedefi On İkiden Vurmak

Kahraman iyi bir ok atıcısıdır. Okunu her attığında istediği hedefi kolaylıkla vurur. Halk arasında iyice güçlenmiştir. Halkın sevgilisi, o toplumda yaşayan her insanın dilinde söz, aklında güç, gönlünde taht kurmuş yer edinmiştir artık. Bir süre sonra ülke içindeki iktidar sahipleri, kahramanın artık fazla olmaya başladığı, ortadan kaldırılması gerektiği hakkında hem fikirdirler. Kendilerince, kahramana türlü eziyetler çektirmenin, onun halk arasındaki sevgisini sona erdirmenin zamanı gelmiş de geçmiştir bile. Bu amaçla okçunun en sevdiği kişiyi yakalarlar. Tüm halk meydanda toplanmıştır.Halk, okçuyu ve iktidar sahiplerinin ona nasıl bir ceza vereceğinin merakı içerisindedir. Kahraman, ok, yay, en sevdiği kişinin başında bir elma ve oldukça uzun bir mesafe. Okçu en zor atışını yapmak zorundadır. En sevdiği kişinin başındaki elmayı isabetli bir atışla vurmak ya da elmaya isabet etmeyecek okun sevdiği kişinin bir yerlerine, belki de kalbine saplanması… Halkın ve iktidar sahiplerinin büyüyen gözbebekleriyle hayret dolu bakışları arasında okçu, okunu yerleştirir, yayını gerer, hedefine kilitlenir geri dönüşü olmayan yay oktan çıkmıştır artık. Okçu ustalığını bir kez daha göstermiş, hedefi on ikiden vurmuştur.

Hedefi, on ikiden vurmak, hayat denen uzun yolda anlatılan olayda olduğu kadar kolay değildir. Birçok zaman iyi bir okçu olmak da yetmez hedefi isabet ettirmede. İnsanoğlu hayatının her bölümünde çeşitli hedefler belirler ve bu hedefleri her zaman on ikiden vurmak ister hiç şüphesiz. Ömür denen zamanı çeşitli basamaklara ayırdığımızda çocukluk, gençlik, olgunluk, ihtiyarlık ve ölüm gibi beş basamaklı, iyi veya kötü çıkılması gereken bir merdiven vardır karşımızda.

Çocukluk zamanında; çocuklar arasında en sevilen olmak, her oyunda birinci olmak, tüm ilgileri üzerine çekebilmek, en güzel oyuncaklara sahip olmak, en güzel elbiseleri ayakkabıları giymektir on ikiden vurulması gerekenler. Birçoğunun ailemize bağlı olduğu bu hedeflerin kaçını on ikiden vurabildik acaba?

Gençlik dönemine geldiğimizde, hem biz hem hedeflerimiz değişmiştir artık kanımızın en deli aktığı zamanında. Ömür basamağının ikinci basamağını oluşturan gençlik, insanın en önemli basamağıdır sendelemeden, düşmeden sağlam adımlarla yürünülmesi gereken. Hem bedenen hem zihnen en kuvvetli olduğumuz bu dönemde atılan isabetli oklarla, on ikiden vurulan hedefler diğer hayat basamaklarının daha kolay geçilmesinde çok büyük kolaylık sağlayacaktır çünkü. Bu dönem tam anlamıyla “bir taşla iki kuşun vurulduğu bereketli bir avcılık değil; binlerce kuşun vurulduğu çok çok bereketli bir avcılıktır. Hayatı yavaş yavaş anlamaya, çözmeye çalışan genç, (maalesef bu birçok genç için geçerli olmamaktadır.) delikanlılık döneminde, hayattaki birçok mutluluğun, iyi bir iş, iyi bir eş , iyi bir meslekten geçtiğini çözebilmişse; hedefini iyi bir işe, iyi bir eşe, iyi bir mesleğe yönlendirmiştir artık.

Hayat denen tankın ezici paletleri altında kalmamaya ant içmiş bir genç, insanların küçümseyici bakışlarından rahatsız olmamaya yemin etmiş bir genç, hep itilip kakılıp hor görülmemeyi hedefleri arasına almış bir genç, evlenip yuva kurunca ailesinin tüm ihtiyaçlarını, çocuklarının isteklerini rahatlıkla almanın yolunun iyi bir meslek sahibi olmaktan geçtiğini fark edebilen bir genç; gençlik merdiveninde harcayacağı zamanı iyi değerlendirdiğinde bir taşla iki kuşu değil, bir çok kuşu vurmuş, hedefi on ikiden vurmaktan öte daha güzel başarılar kazanmış olacaktır. Heves, eğlence, nefs, aşk, müzik, tv, internet, cafe, arkadaşlarla gezmek kelimeleri içinde anlamanı bulan o yaştaki güzellikleri hayatından çıkarıp, kanının delice aktığı bir dönemde planlı çalışma, sıkıntılar çekme, zamanı en güzel şekilde değerlendirerek geleceğe hazırlanma kolay bir iş değil elbette. Fakat hayat hedefini on ikiden vurmakta bu zorluklara bağlı maalesef. Boşa atılmış bir ok, yaydan geri gelmemek üzere çıkmış olan değerli bir gençlik oku, hayatı ıskalamak, sevdiğini kalbinden vurmaktır. Ömrümüzün en önemli merdiven taşı gençlik, iyi değerlendirilmişse, olgunluk, ihtiyarlık, ölüm gibi hayatın diğer basamakları kuş hafifliğinde çok rahat bir şekilde çıkılacaktır.       Değerlendirilmeyen bir gençlikten sonra gelen hayat basamaklarının saniyesi keder, dakikası elem, saati gözyaşı; her bir günü hayattan bıkma şeklinde geçecektir. Şimdi uyanmak ve gerçekleri GENÇLİKTE görme vaktidir.

Genç insan! Seçim senin ya elmayı ya da sevilen kişiyi kalbinden vurma.

Durmuş Sayaslan
dsayaslan@mynet.com

Metin Kaynağı : larende.com

posted under Karaman | No Comments »

Acil Tedbir Alınmalı

Nisan17

Acil Tedbir Alınmalı

Karaman dahil 49 ili kapsayan Teşvik Yasasını, Danıştay 10.Dairesi durdurma kararı aldı. Adana Sanayi Odası, iller arasında haksız rekabete neden olduğu iddiasıyla, 5084 sayılı Teşvik Yasası’nın uygulamasını sağlayan 2 genelge için Danıştay’a “yürütmeyi durdurma” davası açmıştı. Danıştay 10.Dairesi “Yetki usulü bakımından hukuka aykırı” buldu ve yürütmeyi durdurdu.

Kararda, teşvikli illerde sigorta primlerinin işverene düşen bölümünün devletçe finanse edilmesiyle ilgili genelgenin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından; enerji harcamalarının devletçe finansmanını kapsayan genelgenin ise Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlandığı vurgulandı. Danıştay aynı şekilde, teşvikli illerdeki tesislerin enerji harcamalarının bir bölümünün devlet tarafından karşılanmasıyla ilgili uygulama genelgesinin de sadece Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlandığı, aynı şekilde usule uygun olmadığı görüşünü belirtti. Read the rest of this entry »

posted under Karaman | No Comments »

Başarıya Gölge Düşmesin

Nisan17

Başarıya Gölge Düşmesin  Bakan Hüseyin Çelik tüm kurmayları ile birkaç günlüğüne Karaman’a taşındı. Tüm okullar gezildi. Kayıtlar incelendi. Vatandaşlar öğretmenler idareciler dinlendi. Notlar rapora dönüştü. Sonunda da salon fakiri, hizmet fakiri Karaman’da Sağlık Müdürlüğü Salonlarında Milli Eğitim Bakanı Başkanlığında bu veriler gözden geçirilerek kararlar alındı.
Kişisel olarak daha fazla müjdeli haber bekliyorduk. Belki ilk defa başarı grafiği aleyhimize oldu ve yeteri kadar eğitim yatırımı alamadık. İl Merkezimiz için birkaç Lise, taşralarımız için de ortaöğretim yurdu rakamları daha fazla olmalı idi. Öğretmenlerimizin sosyal imkânlarına yönelik, bir ilköğretim okulumuzun bahçesindeki işgalci öğretmen evi yerine daha modern, çağdaş bir öğretmen evi sözü de alabilmeli idik. (Tabi içinde şimdiki uygulamada olduğu gibi batakhane benzeri kahvehanesi de olmamalı.)
Toplantıların moral ve motivasyona katkısı olmuştur sanırız. Türkiye ortalaması üzerinde bir tablonun ortaya çıktığının, en yetkili ağızdan açıklanması güzel.
Peki ya dünya ortalaması. Ya da gerçekten olması gereken…
O konuda bir kıyas yapılmadı. Yapılmak istenmedi. Ne Sayın Bakan ne de diğer görevliler kendi sorumlulukları olan bir konuda abalarını aşağıya asmak istemezler. Kişi fıtratıdır bu.
Bir inat uğruna önleri tıkanmış meslek liselerinin hali perişan. Bir yanda devasa bir teknik eleman açığı, öte yanda öğrenci bulamayan teknik okullar. İmkânları kıt, laboratuarları olmayan, üst kademelerinde öğretmen yetiştiren kurumları bulunmayan ve mesleklerinden başka tüm yüksek öğretim kapıları yüzlerine kapalı okullar… Bir inat ki İmam Hatipleri öcü görenlerin diğer 60 küsur çeşit meslek lisesini bu memleketin hizmetine insan yetiştirmekten alıkoyan bir mantık. Türkiye ara eleman ihtiyacını uzaydaki okullardan karşılayacak değil. Bu okulların önü artık açılmalı ve bu elemanlara olan ihtiyaç giderilmelidir.
Uygulanan tayin politikası Türk’ün keskin zekâsı nedeni ile zaman zaman öylesine deliniyor ki kan revan sonuçlar çıkıyor ortaya. Ya yönetici atama mantığına ne demeli. Liyakat, başarı, yeterlilik, tecrübe, kültür gibi kavramlar rafa konuluveriyor. Hamili kart mantığı hala atama borsasında en üst pirimi yapıyor, ya da, “o da bizdendir” sözcüğü, “o bu işi yapar mı” sorusunun önünü tıkıyor.
Eğitim öylesine hassas bir konu ki; ana unsuru insan… Gerisi hep fasarya… 45 günlük hızlı eğitimle diploma alıp da bu memlekette kayıp bir nesil yetiştirenler tedavülden kalktı kalkıyor ama bu sefer de onların yetiştirdiği bir atama kararnamesi deliciler çıktı meydana… Tüm kurulan barajlardan ve süzgeçlerden geçmenin bir yolunu bulup da bu kutsal göreve sahip olmuşların bir de bu tür yaklaşımları yok mu, işte bütün mesele bu…
Okulların kapısını altından, pencerelerini elmastan yapın, bu şucu, bucu kavramını ve hamili kart meselesini aşamazsanız bu yük kalkmaz. Diplomalı cahillerin eğittiği, diplomalı zırcahiller yetiştirerek rekor kırabiliriz.
Dileriz Karamanımızda bu tür şeyler yoktur da, varmış gibi göründüğüne biz aldanıyoruzdur…

Metin Kaynak : Kaynak :larende.com

Hasan ÖZÜNAL

posted under Karaman | No Comments »

AVUKATLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

Nisan5

AVUKATLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

Baro Başkanı Bayram Ali Bulut 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısı ile bir kutlama mesajı yayınladı. Bulut mesajında;  “Tüm meslektaşlarımın ve hukukçuların 5 Nisan Avukatlar Gününü gönülden kutlarım. Bugün, Hukuk Devlet ilkesini, hukukun üstünlüğünü, savunmanın kutsallığını benimseme, bunlara büyük bir inançla bağlı olma anlamını taşımaktadır. Ve bu nedenle de sadece Avukatların değil, bu ilkeleri benimsemiş tüm gerçek hukukçuların günüdür.

Biz Avukatlar için en önemli olan husus, hukukun üstünlüğünü, adaletin yargı ve savunmanın bağımsızlığını, temel hak ve hürriyetlerini savunmaktır. Savunma kişinin doğuştan sahip olduğu vazgeçilmezi, devredilmez temel hakların başında gelir. Biz yapacağını bilmeyen insanların hakkını ararız. Hak arayan insanın tutan eli, gören gözü ve konuşan dili oluruz. Onlarla özdeş olmadan hukuk içerisinde ararız.

Bağımsız yargı olmazsa, bağımsız savunmada olamaz. Savunmayı yok sayma, savunmayı küçümseme yargıyı da küçültür. Yargının küçülmesi ise devlet için en büyük tehlikedir. Hak arama kapısı olan yargıdan, savunmadan insanlar umudunu keserse, haklarını elde etmek için başka yerler ararlar. Yargın ve savunmanın yerini başka güçler alır. Mafya alır, çeteler alır. Bu durum ise toplumsal barışı bozar. Hukukun üstünlüğü ve bağımsızlığını yok eder.
Değerli meslektaşlarım, daha güzel günlerde yine bir arada olmak idleğiyle Cumhuriyetimizin her türlü tehlikeden arındırıldığı, hukukun üstünlüğü, yargı ve savunmanın tam bağımsızlığının gerçekleştiği bir ortamda Nice Avukatlar Günü kutlamak temennisi ile sevgi ve saygılarımı sunarım.”dedi.

Kaynak :larende.com

posted under Karaman | No Comments »

ISINMAK İÇİN MANGAL YAKAN 7 İŞÇİ ZEHİRLENDİ

Nisan5

ISINMAK İÇİN MANGAL YAKAN 7 İŞÇİ ZEHİRLENDİ

Karaman’ın Kâzımkarabekir ilçesinde, ısınmak için yattıkları odada mangal yakan 7 işçi, karbonmonoksit gazından zehirlendi.

Edinilen bilgiye göre, Kâzımkarabekir-Konya karayolunun 8. kilometresinde yolun kenarında bulunan bir beton şantiyesinde çalışan işçiler ısınmak amacıyla yattıkları odanın içinde mangal yaktılar. Bir süre sonra 7 işçi, mangaldan çıkan karbonmonoksit gazından zehirlenerek fenalaştı.

Dışardan gelen diğer işçiler odaya girdiklerinde arkadaşlarının baygın olduğunu görünce, hemen 112 Acil Yardım ekiplerini aradı.

Arkadaşlarının açık havaya taşıdığı işçiler, gelen ambulanslarla Karaman Devlet Hastanesine kaldırıldı. İşçilerden durumu ağır olan Mustafa Siber (17), Hacı Haştaş (17), Hasan Çelik (17), Lütfi Altıngeyik hemen yoğun bakıma, Yakup Özkaya (16), Hasan Ayazgöl (14) ve Suat Altıngeyik (14) acil serviste tedavi altına alındı.

Kaynak :larende.com

posted under Karaman | No Comments »

Türkçe Bilinci konulu konferans yapılacak

Nisan5

TÜRKÇE BİLİNCİ KONULU KONFERANS Hollanda’da Karamanoğlu Mehmet Bey ve Türkçe Bilinci konulu konferans yapılacak.

5 Nisan Cumartesi saat 20.00’da yapılacak olan konferans Hollanda’nın Rotterdam Mevlana Camisinde yapılacak.
Karamanlı tarihçi-yazar Dr. Ali Güler’in konuşmacı olarak katılacağı konferansta davetlilere Karamanoğlu Mehmet Bey ve Türkçe Bilincini anlatacak.

Konferansa herkes davetlidir

Kaynak : larende.com

posted under Karaman | No Comments »
« Older Entries